-Yalnız Bir Avcı mıdır Yürek? -Carson Mccullers Avcıdır Yürek

Gezim
Yalnız Bir Avcıdır Yürek

Daha kitabı bitirmemiş olmama rağmen yazısını yazmak istediğim kitaba hoş geldiniz. Yalnız Bir Avcıdır Yürek. Kitabın isminden de aslında bu kitabın içeriğini anlıyorsunuz. Yalnızlık. Yalnızlık öyle hoş bir hikayeyle anlatılmış ki o karakterlerle yaşıyorsunuz adeta. Kitabı okuduğunuz zaman rahatlıyorsunuz, ve ışınlanarak 1900 küsür yılların tahmini ABD’sine gidiyorsunuz. Bir kasabada kitabın karakterleriyle birlikte yer alıyorsunuz aniden.

YGS Türkçe paragrafı gibi yazı yazmaktan vazgeçip direk olaylara gelelim.

Yalnız Bir Avcıdır Yürek

Yalnız Bir Avcıdır Yürek

Sağır dilsiz bir adam var. Hikaye bunun etrafında dönüyor. Kitapta bu sağır dilsiz adam ile başlıyor sonraki bölümlerde bu sağır dilsiz adamın rast geldiği restoran sahibinin yaptıklarını okuyorsunuz. Sonrasında sağır dilsizin pansiyonun sahibinin genç kızının olaylarını okuyorsunuz. Sonra ise pansiyondaki çalışan kadının babasının hikayesini okuyorsunuz. Bunlar ilk başlardaki hikayelerde hafiften bir kesişiyor. Yani ilgili bir olay dönüyor bunların arasında. Hani Türk dizilerinde de vardır bu atıyorum genç kız yolda yürür genç bir oğlana çarpar kamera 20 dakika boyunca bu genç kızın okula gittiğini ve okulda ezildiğini gösterir. Sonra kamera kadrajına o genç oğlan girer ve 20 dakika boyunca o genç oğlanın okula gittiğini ve okulda popüler çocuk olduğunu görürsünüz. Sonrasında ise öğretmenleri vardır bu öğretmende aslında o ezilen kızın babasıymış ama kız bilmiyormuş. Buradan 30 dakikada bu öğretmenin kadrajını izliyorsunuz. Sonra kantinci falan vardır…

Aslında Yalnız Bir Avcıdır Yürek yerine bu çılgın senaryoyu ilerletip çığır açabilirim ama yapmayacağım. Kitaplarda bölümlere aynı bu şekilde aktarılmış. 20 dakika başka birisinin olaylarını ilahi bakış açısıyla oku sonra diğerinin…

Kitapta Bay Singer var dilsiz ve sağır. Adam konuşmuyor doğal olarak ve diğerleri oo konuşmuyor havalı diyerekten bu adamla sohbet ediyor açılıyorlar. Hepsi ayrı ayrı konuşuyor ama. Birlikte olduklarında çıt çıkmıyor. Kendilerine çok yakın görüyorlar Bay Singer’i onu kendi gözlerinde çok büyültüyorlar. Dilsiz ve sağır çünkü. Sağır ama ağız hareketlerinden anlayabiliyor olayları. Ayrıca ilave etmeliyim ki bu Singer’ın kankası vardır onu deliler hastanesine gönderiyorlar, Bay Singer yalnız kalıyor. Diğerleri de yalnızdır…

Kitabın özetine her zamanki gibi vermeyeceğim zira zaten daha bitmesine 85 sayfa kalan kitabın özetini geçemem. Kitabın dilinden bahsedelim.

Kitap sade bir dille yazılmış. Büyük oranda okuyucuyu sıkmayacak bir anlatımı var ama sürükleyici değil. Ama okumakta istiyorsunuz. Bu oranda ve tatlı bir çekiciliği var hani yazar, Bülbülü Öldürmekte (Evet! Onu da yazdım merak ediyorsan tıkla!) tatlı bir tane küçük çocukların şirinliklerini anlatıp sizi güldürüyordu ya bunda da o olay var. Yani Bülbülü Öldürmek’ten sonra dahi okuyabilirsiniz bu kitabı iyi gider. Dilde zaten Bülbülü Öldürmek’e benzemekte.

Yazar fazla yaşamamış ve fazla kitabı da yok. Severek okunan kitapları arasında bu en ön sıralarda yer alıyor. Sanırım bir bağ var gençliğinden, bu kitapta.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şununla yapıldı ama şu an üşeniliyor