Harper Lee – Bülbülü Öldürmek Özeti

Gezim
Bülbülü Öldürmek Özeti

<Zekimuren mod=”on”> for Bülbülü Öldürmek Özeti

Öncelikle tekrar merhabalar efendim. Uzun zamandır zat-ı alilerinize bir kitap incelemesi yapmadığımı fark ettim. Bu nedenle olacak ki sizlere son zamanda okuduğum ve aklımda bir yer edinen Harper Lee’nin yazdığı Bülbülü Öldürmek kitabını sizlere anlatmaya çalışacağım, karınca kaderince tabii.

</Zekimuren mod=”on”> for Bülbülü Öldürmek Özeti

<Admin=”on”> for Bülbülü Öldürmek Özeti

Öncelikle düşündüm de böyle bölümler halinde yazsam daha iyi olur. Yani bu yazıda Bülbülü Öldürmek nerede geçti?, Bülbülü Öldürmek karakterleri ve kısa bir özeti ile 3 parçaya bölüp anlatayım.

Bülbülü Öldürmek Nerede Geçti?

Kitabı okuyalı 1 hafta oldu. Şimdi yarım metre öteme uzanıp kitabı alıp sayfalarına da bakasım yok. Hasta olarak yazıyorum. Bu yüzden hatırladığım kadarıyla olay Alabama’da geçiyor. Olayın 1930 ya da 50’li yıllar arasında geçtiği olduğunu sanıyorum.

Bülbülü Öldürmek Karakterleri

Bülbülü Öldürmek Özeti

Bülbülü Öldürmek Özeti

Aslında pek bir Google’den gelen kitle yok bu kitap özetleri için. O yüzden böyle etiket saçmalıklarıyla uğraşmak istemiyorum.

Karakterler şöyle;
Bir tane kız cağız var küçük 7 yaşlarında ismini unuttum geçen unuttuğum aklıma gelip kitabı açıp ismini aradım ama bulamadım. Tatlı merak olarak içimde kalsın.

Bir tane kızcağızın abisi var o da 10 yaşlarında.

  • Bir tane bu kızcağızın sevgilisi ve arkadaşı ve abisinin kankası ara sıra Alabama’ya gelen 7-8 yaşlarında sıska çocuk var.
  • Bir tane kızcağız ile onun abisinin babası var anneleri ölmüş ve hizmetçileri de var hizmetçileri zenci.
  • Bir tane iyi yürekli zenci var olayları açıklarken özelliklerini de anlatacağım zaten.
  • Kötü yürekli içkici bir adam var olayları açıklarken göreceksiniz.
  • Bir tane kötü yürekli kız var 20’li yaşlarda olaylarda göreceksiniz.
  • 3-4 karakter var ama bunlar pek ana karakter değil onları da olaylarda anlatırken görürsünüz zaten.

Kısa bir özet

Bu fotoğraf ben tarafından çekilmedi

Ne kadar kısa olacağı tartışılır çünkü yazarken bilinç akışını kullanacağım. Doğru bir kelime grubu oldu mu bilmiyorum ama kitap okuduğumuzda film seyreder gibi oluruz. Aynı onun gibi aklıma gelenleri direk yazacağım karışık olabilir ve eğer buraya hoca ödev verdiği için bakıyorsanız bakmayın öğretim hayatınızı riske atmayın emi.

Olayı ilk başta dediğim küçük kız anlatıyor. Diyor ki biz küçük bir kasabada yaşıyoruz abim var iyi çocuktur severim. Bir de ben varım adamı döverim kafamı bozmasınlar benim diyor. Babam var avukat kendileri işte çoğunlukla ama adama helal olsun bize bakıyor ve evlenmedi de diyor.

Komşuları var M ile başlıyordu buna biz Melodie diyelim. İsmini unuttum ama buna benzer bir şeydi. Bu komşu da sürekli dışarıda çiçekleriyle uğraşıyor. Bahçeye bakıyor falan ara sıra gelip bu annesi olmayan çocuklara bakıyor, onlarla konuşuyor iyi kadın.

Bir de bunların yan evlerinde Rachel diye bir adam var. Dışarı çıkmıyor asosyal. Oralarda bu adamın öcü olduğu hakkında dedikodular çıkıyor bu çocuklarda korkuyor.

Aslında kitapta anlatılmak istenen olay 200. sayfalarda başlıyor. İlk 200 sayfa doldurma. Ama tatlı bir doldurma şöyle ki; Alabamaya yeni yeni kar yağıyor, çocuklar bu karı yeni görüyor. Küçük kız diliyle kar tanesini tutuyor vay canına diyor. Abisi de la sen napıyorsun bırakta bahçe biraz karla dolsun oynarız diyor. Sonra kıza ağzındaki karı tükür yere diyor. Kızda napsın tükürüyor. Şimdi bu çocuklar napsın karı ilk defa görüyorlar. Sonra komşuları Melodie’ye gidip onun bahçesindeki karları alıp kendi bahçelerine götürüyorlar. Abisi diyor ki benim izlerime basta diğer karları ziyan etme. Kızda tamam abicim diyor.

İlk sayfalarda buna benzer tatlılıklar yer alıyor. Biz buraları geçelim yoksa yazı bitmeyecek direk anlatılmak istenene geçelim.

Bir zenci var. Bu zenci kendi işinde bir adam. Günün birinde bir tane 20’li yaşlarda babası tarafından ağır kısıtlamalara sahip kız bu zenciye diyor ki gel de bizim evdeki gardıropu kır. Sana da 0.05$ veririm. O da diyor ki yazık yardım edeyim paraya da gerek yok diyor. Sonra kız bunu yukarıya çağırıyor gel burada diyor. Odasına çağırıyor. Sonra bu zencinin üzerine atlıyor bu sırada napıyorsun be slk diyen zenci oradan uzaklaşıyor ama kızın kızgın içkici babası bu olayı uzaktan pencereden görüyor ve kıza sen ne yapıyorsun diye dövüyor. Sonra şikayetçi oluyorlar ölsün diye bu zenci. Yoksa aman köylü ne der!

Zencide yazık hiçbir şey yapmamış 3 çocuğu var. Kız da beyaz bu arada.

Sonrasında buna avukat olarak kızcağızın babası atanır. Kasabadakiler dalga geçer babanız zenci avukatı diye. Sonra çocuklar üzülür ama babaları sakin olun ve bekleyin der. Baba gibi baba çocuklarına önem veriyor ve ahlaklı bireyler yetiştiriyor. Onlara gidin ağızlarını burunlarını kırın da diyebilirdi.

Duruşma başlar.

Çocukların babalarının ismi Atticus’tu sanırım. Avukat Atticus yani.

Atticus der ki “tamam anlıyorum dışarıda herkes eşit olmaya bilir ama dünyanın en iyi adaletli ülkesi ABD’deki bu duruşma binalarına giren herkes dini, cinsi, ırkı ayrılmaksızın herkes eşit oluyor sizde biliyorsunuz yargıç bey diyor. Bu adam zenci ve evet siz sayın jüriler. Irkçılık yapmayın adam masum işte açıkça gözüküyor.”

Ama jüri kendi itibarları için bu zenciyi suçlu bulurlar. Çünkü zencidir. Eskiden biliyorsunuz zencileri ayırırdı bunlar. Zenci idam edilecektir ama Atticus dedi kardeşim azıcık bekle üst heyete yargıtaya danıştaya falan başvuracağım seni kurtaracağım rahat ol. Zencide diyor ki beyazlar hem cezalandırıyor hemde kurtarmaya çalışıyor. Bu ne yaban çelişki deyip hapishaneden kaçarken vurulup öldürülüyor.

Yanı ibret alacağımız şey kısaca şu oluyor bu kitaptan, insanlar eşit değildir. Bu kabul. Ama herkesin eşit kabul edileceği yerde istisna olmaksızın herkes eşittir. Ama bu jüriler, bu eşitliği görmezden gelebilir ve zenci bir adam suçsuzken iftira atılmışken ve somut delil yokken bile hukukun bu saçmalığı yüzünden öldürülebilir. Yani yok yere bir zenciyi öldürebilirsiniz. İşte buradaki ahlak dışı ırkçılığı anlatıyor.

Ne kadar iyi anlattım bilemiyorum tahminim biraz aceleye geldiği için kopuk anlatmışımdır ama hastayım idare edin yoruldum da zaten. Varsa aklınızda takılan sorular bu kitap ile ilgili yorum atın cevap atmaya çalışacağım.

</Admin=”on”>

 

One Comment

  1. Ağızlarını burunlarını kırın da diyebilirdi yazan yerde kahkaha attım ?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şununla yapıldı ama şu an üşeniliyor