web
analytics
Stefan Zweig Satranç Kitabı Aklımda Kalanlar | Sanal Gezim - Sanal Gezim

Stefan Zweig Satranç Kitabı Aklımda Kalanlar

  Araştırma, Gezim, Uncategorized    28 Ekim 2017
Yorum Yok

Stefan Zweig Satranç kitabı özeti gibi bir şey olacak ama kimse özet olduğunu anlamayacak. Çünkü sohbet havasında sanki karşımda birisi varmış gibi yazacağım. Hazır yeni bitirmişken aklımda neler kalmış yazayım. Sizde içeriği hakkında bilgi sahibi olursunuz. Zaten 70 sayfalık kitap 2 saatte hatta 1 saatte bile bitebilen bir kitap. Neyin özetinden bahsediyoruz?

Kitap Stefan Zweig’in intihar etmeden önce yazdığı son kitap. Yani bu abimiz nasıl duygu içerisinde yazmışsa onu hissedebiliyoruz bu kitapta. İsim hafızam pek yoktur ve şu an önümdeki kitaptan kim kimdi diye bakasım yok. O yüzden Stefan Zweig satranç kitabı özeti ‘nde isim kullanamayacağım.

Özet Başlıyor

Kitapta gemiye binen 2 kişi önlerinde gazetecilerin röportaj yaptığı bir adamı görür. Bu 2 kişiden meraklı olanı arkadaşına bu kim ola ki diye sorar. Arkadaşı başlar hikayeye. “Adı “Congrotov (%80’ini salladım) bunun annesi babası ölüyor çocuk ağlıyor konuşmuyor. Papaz bari ben besleyeyim yazık çocuğa diyor. Evinde tutuyor. Hatta ona eğitim bile veriyor ama çocuk travma geçirmiş bi kere daha tam konuşamıyor bile.

Ama söylenen her şeyi de çok iyi bir şekilde yapıyor. Yani git tarlayı ek biç desen yapar ama gel biraz konuşalım deseniz konuşmaz. Neyse aylar geçiyor yıllar geçiyor bu çocuk büyüyor. Bu papazın kankası var galiba polisti ama bu polisin pek din ile alakası yok. Bunlar papazla bahçede oyun oynuyorlar. Oyunun ismi kitaptan anlaşılacağı üzere Satranç. Satranç oynanırken bu bizim Congrotov bunları izliyor tam bu sırada Papazın işi çıkıyor polis olan adamda “hah gel senle oynayalım” diye küçümseyici fakat tatlı bir küçümsemeci tavırla bu çocuğu rakip olarak alıyor. Bi maç oynuyorlar polis yeniliyor. Papaz geliyor. Polis papaza beni yendi seni de yener kesin diyor. Papazı da yeniyor çocuk. Ama ne yenmeler eziyor resmen.

Papaz vay be bu çocuktan bir şey olmaz diyordum ama satranç işinde usta sanırım. Buna benzer olay geçmişte de olmuştu deyip bu çocuğu alıp köyde satranç oynanan yere götürüyor. Orada da eş zamanlı olarak 12 rakibin 11’ini yeniyor ve köydekiler oha diyor. Sonra bir menajer buluyorlar. Bunu il şampiyonu yapıyorlar sonra da ülke şampiyonu oluyor. Paraya para demiyor tabii. Ama çocuk (artık genç oldu tabi) bunu ticari olarak yapmıyor tabi ki. Ama paraya da hayır demiyor doğal olarak. Bu çocukta bi zeka geriliği vardı belliydi zaten. Gözlerini kapatıp a1 c4 c8 diye oynayamıyor. Hayal kuramıyor yani. İlla somut olarak oynaması gerekiyordu. Somut olarak oynuyordu bu da zaten 1. olması için yetiyordu.”

işte meraklı olan adama bunları anlattı kankası. Sonra bunlar gidiyor kamaralarına. Meraklı adam diyor ki benim bu adamla tanışmam lazım koskoca Satranç ustası hatta 1. si hikayesini öğrenmem lazım. Ama buna kankası diyor ki kimseyi takmıyor bu adam. Konuşmayı sevmiyor. O da plan yapıyor ben bununla konuşmam lazım diye.

Aklına zekice fikir geliyor. Kankasıyla satranç oynayacaklar bu Costomov’un ilgisi çekecek ve o da oynayacak. Bunlar oynuyor satranç’ı ama Costomov takmıyor bunları. Sonra oradan zengin ve alımlı bir adam geçiyor ve meraklı adamla oyun oynayalım gel diyor. Meraklı adam bunu yeniyor. Bu zengin adam ise yediremiyor ve sinirleniyor. Yine yeniyor meraklı adam. Meraklı adam sonra Costomov’dan bahsediyor ve zengin adam ben onu yenerim yağğ deyip onunla oynama planı yapıyor. Adam zengin tabii ki ve 250 dolar verip gel yarın oynayalım diyor. Costomov kabul ediyor.

Costomov 7-8 kişiye karşı geminin yemek salonunda hepsini yeniyor. 7-8 kişi ile ayrı ayrı değil hepsi düşünüp karar veriyor. Sonra bu zengin adam yenilince tekrar oynayalım deyip bi 250 dolar daha veriyor. Tam maçın ortasında (yenilecekler yine belli) Dr. B adında biri geliyor ve siz yenilmişsiniz ahahaha deyip şöyle yapında bari berabere kalın diyor. Berabere kalıyorlar ve Dr. B utanıyor içeriye kaçıyor. Zengin adam mutlu olmuş bir vaziyette tabii ki de. Yarın tekrar oynayalım diyor Costomov’a o da 250 dolara tamam deyip gidiyor.

Meraklı adam Dr. B’yi buluyor ve vay be iyi oyuncusun deyip gaza getiriyor ve yarın için maçı ayarlıyor. Aynı zamanda Dr. B buna hayat hikayesini anlatıyor.

“Bu adam nazicilerin kurbanı. Dosya işleri vardı bunun ama son anda yakıyor. Naziler bunun ağzından laf almak için bir otel odasına kapatıyor bunu. Otel güzel ama odasında leğen yatak var. Canı sıkılıyor bunun aklı geçiyor falan deliriyor zaten en sonunda. Bir gün sorguya götürülürken bir üniformadan kitap çalıyor. Odasına götürüyor ama çok sevinçli çünkü bilenler bilir insan canı sıkılınca delirir.

Bu açıyor bi de ne görsün kitap satranç kitabı. Sinirleniyor önce ben ne yapayım bunu diyor. a4 b5 g4 yazıyor bunlar ne ola ki diyor. Sonra bakıyor bu sevmediği şey onun için tutku olmuş. Kendine yatak örtüsünden satranç takımı yapıyor. Ekmeği ise piyon vezir vs. olarak kullanıyor. Sonra o kadar çok oynuyor ki aklıyla bile oynayabilir hale gelmiş. Yani matematik gibi a4 b2 dendiği zaman onların konumunu göz önüne alabiliyor. Kitabı 10 15 kere hatim ediyor. Sonra neden tek başıma oynamıyorum diyor.

Delice ama yapacağım diyor. Ardından bu “odada bir şey yok canı sıkılıyor tek uğraşı zorla da olsa bu” kendi kendine satranç oynuyor ama delirircesine. Hem kaybetme üzüntüsü hemde kazanma sevgisini tadıyor. Adeta içinde başka bir adama karşı oynuyor. Bu işlev bunun beyninin yanmasını da engelliyor ama o kadar satranç oynuyor ki sonunda deliriyor. Hastane de gözlerini açıyor. Ne oldu bana diyor. Bu muhafız buna yemek getirirken sıra sende oynasana lan deyip saldırmış sonra da kaçmış. Elini yaralamış. Hastaneye götürmüşler bunu. Sonra doktor bu deli deyip nazilerden kurtarmış adamı.

Sonra doktora olanları anlatmış. Naziler bunun ülkesini fethedince buna git lan ülkeden diye belge imzalatmışlar ve bu da gemiye binmiş.”

Bunu anlatınca ve satranç tahtasını görünce kitapta şu yazıyordu “Bir astrolog matematik işleviyle evrenin şurasında şu gezegen var deyip teleskopla bakınca o heyecanı tadıyor ya Satranç tahtasını görünce bana da bu oldu. Onun önce ne olduğunu anlayamadım ama satranç tahtasıymış.”

Adam satrancı hep aklıyla oynadı gerçek satranç tahtasını unuttu. İşte kesişime bakın. Bir rakip sadece görsel olarak oynayabilirken diğeri de sadece aklıyla oynayabilir hale gelmişti.

Dr B. ve Costomov oynadılar ve Dr. B. Costomov’u yendi. Costomov normalde sessiz ama bir el daha dedi Costomov oynamaması gerekirken bir el daha oynadı. (Adam satrancı o kadar benliğinde düşünüyor ki başka evrene gidiyor sanki deliriyor titriyor ve kendine gelememe durumu var. Normalde bir el yeterli onun için.) Costomov bilerek mi belli değil yavaş oynuyor. Dr. B. nin sinirleri bozuluyor. Dr. B 2-3 saniye de oynuyor çünkü durum ne olursa olsun çünkü adam tüm olasılıkları hesaplıyor ve ona göre oynuyor. Harika bir şey. Ama çok düşününce de deliriyor. İşte Costomov bunu yapıyor.

Her elde 10 dakika bekleten Costomov 25-40 elleri arasında hamlesini yapıyor. Dr. B’de direk fili ileri çekiyor. (Gözü kapalı çünkü tüm olasılıkları biliyor diyoruz.) Şah mat hahahah derken Costomov ben burada öyle bir şey göremiyorum deyip alfa bakışı atıyor millete. Dr. B ise gözünü açıyor bu ne böyle böyle Satranç takımı mı olur her şey yanlış kaymış durumda diyor. Adam deliriyor yavaştan. Meraklı adam kendine getirtiyor bunu ve olay tatlıya bağlanıp yenilgisini kabul edip özür diyor Costomov’dan.

Bu kitabı bitirdikten sonra bende satranç oynadım online olarak ve 10 dakika sonra yenildim. Bunu niye yazdım bilmiyorum ama kitabı bitirdikten sonra satranç oynamak isteyeceksiniz.

Kitaptan uzun bir özet oldu ve aralıksız yazdığım için yoruldum. Düzeltme yapmadan direk yayınlayacağım.


Etiketler : , , , , , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar