web
analytics
İstanbul Üniversitesi Hazırlık Deneyimlerim | Sanal Gezim - Sanal Gezim

  Gezim

İstanbul Üniversitesi Hazırlık Deneyimlerim

  Gezim    19 Eylül 2017
1 Yorum

Uzun zamandır yazı yazmıyordum çünkü sizler için yaşam deneyimlerimi toplamam gerekiyordu. İstanbul Üniversitesi Hazırlığını geçmiş biri olarak finalden bütünlemeye bütünlemeden muafiyet sınavına (Muafiyet sınavı kalmamanız için son şanstır bende bunda geçtim.) girdim. iü hazırlık hakkında Aklımdaki deneyimler daha tazeyken bunu yazıya dökeyim dedim. Hem sitem ile ilgilenmeye de başlamam gerek. Bunun farkındayım. Şimdi sizlere 1453’te feth edilip ertesi gününde mektep olan koskaca İstanbul Üniversitesinde hazırlık okuyacağınız yapıyı göstereceğim.

İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü

iü hazırlık

iü hazırlık

iü hazırlık hakkında Hevesinizi kırdıysam şimdiden özür dilerim fakat ciddi İngilizce öğrenmeye yukarıda ki resimdeki yapıda başlayacaksınız. Tek katlı gibi görünmesine karşın 2 katlı (emin değilim) yapıdır. Katlar yukarıya doğru değil aşağıya doğrudur. Yani okula girdiğinizde en üst kattan girmiş olursunuz. En üst katın bir aşağısında tuvalet ve kantin bulunur. Tabii ki her katta sınıflar bulunur. Bu sınıfların A kurlarının çoğu en üst kattadır ve bazıları da bir aşağı kattadır. B ve C kurları öğlenci oldukları için (2016 tarihinde). Bu yazıyı çok sonraları okuyorsanız değişmiş olabilir) yine aynı sınıfa girebilirler.

Sabahçılar 8.40 ve 12.30 arasında öğrenim görürler fakat benim okuduğum zamanlarda 2 hoca giriyordu. Bir tanesi haftanın 3 günü ve diğeri ise 2 günü derslerimize giriyordu. Haftanın 3 günü derse giren hocamız çok nadir 8.40 geçe derse girerdi. Genellikle 9’da derse girer ve derse başlardı. Bazı zamanlarda dersin 10-15 dakikasında hayatın gerçeklerini Türkçe olarak bize anlatmaya çalışırdı. Diğer hoca ise olması gerektiği gibi sabah 8.40’da gelir ve 12.15 – 12.30 arasında dersi bitirirdi. Tam olması gereken devlet memuru ne çok iyi ne çok kötü tam ayarında dersleri veriyordu. Dinlemeseniz bile”aman bu çocuklar beni dinlesin” diye çabalamazdı. Ayrıca ben A kuru yani İngilizce seviyesi en alt grup olduğum için sabahçı gruptaydım. B ve C grupları saatleri tam aklımda değil fakat biz 5 ders saati görürken onlar 4 ders saati görüyordu. Bu sene “2017-2018” ne olacağını bilmiyorum.

Bu paragrafta okulun yapısı ve ders saatlerinde bilgi vermeye çalıştım. Kurların ders saatlerini ve nasıl işlendiğini anlattım. Şimdi hazırlığın ilk günleri ve istenilen kitaplara bakalım. (Ben A kuru olduğum için B ve C kurlarını bilemeyeceğim. B kurundan başlayacak olanlar paralel evrende benim B kuru halimi bulabilirsiniz.)

İlk Günler Ne Oluyor ve Hangi Kitapları İstiyorlar?

iü hazırlık kitapları

iü hazırlık kitapları

Resimden de anlaşılacağı üzere bize üstteki kitaplardan ders işletiyorlar. Biz A kurunda olduğumuz için kırmızı, yeşil ve mavi kitaplardan aldırdılar. 400 lira fiyatı olmasına rağmen sınıftaki çoğu öğrenci korsan yayınlarını tercih etmişti. İlk gün sınıfa bir kadın girip polisler geldiğinde açıklayamayız tarzında bir şeyler söylemişti. Ayrıca seviyeniz beginner ise umursamıyorlar ve direk Elementery seviyesinden başlatıyorlar ve sizi B kurunun ortalarında bırakıp sınavdan geçmenizi bekliyorlar. B kurları için aldığım duyumlara göre Advanced’in başında bırakıyorlar. İlk günler hocalardan biri geliyor ve temel başlangıcı anlatıyor. Yani ilk günlerden derse başlanıyor fakat sonraları müfredata yetişmek için çok hızlı ilerleniyor. Yani derslerden bağınızı sıkı tutmanız gerek eğer bırakırsanız yetişmek zor oluyor.

Peki Sınavlar Nasıl Oluyor Ki?

iü hazırlık geçmek için toplamda 100 puan alabiliyoruz doğal olarak. Bu 100 puanın %30’u vizelerden %10’u quizlerden ve %10’u da yaptığınız ödevlerden geliyor. %50’si ise finalden geliyor. Final zaten aralarında en önemlileri fakat ödevlerin değeri düşük olduğu için boşlamamanızı öneririm çünkü ben pek önem vermedim ve bayağı sıkıntılı günler yaşadım.

Vizeler 20 puan gramer 20 puan speaking (Konuşma yani) 20 puan okuma, 20 puan Use of English ve 20 puanda essay olarak bölümlere ayrışmış durumda. Yani ben grameri bilirsem geçerim demeyin kelime kullanımı, paragraf yazma ve dinleme gibi sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Sözün özü sizin dinleme, konuşma ve İngilizceyi kullanımınıza önem veriyor bu vizeler. Listening bölümü dandik hoparlörlerden çıkan seslerden zor anlaşılsa da yine de yapılamayacak kadar zorlukta değil. Anlaşılıyor sesler. Use of English’de ise boşluk doldurma, cümle tamamlama vs. soruları oluyor. Essay’de fazla zorlamadan basit şeyler yazsanız da pek sıkıntı olmuyor. Zaten sizden dört dörtlük bir yazı beklemiyorlar. Quiz sınavları ise daha basit ara sınavlardan oluşuyor. Bu sınavlarda her şeyden karışık sorular var fakat Speaking ve Listening bölümleri ayrıca Essay bölümü yok. Bu yüzden vizeye göre daha basit olduğu söylenebilir.

Bir şey ilave etmek etmek istiyorum. Speaking bölümü sadece 1 ve 3. vizelerde vardı. 2. ve 4. vizelerde sunum yapılması gerekiyordu. Ben sunum yapmadığım için 2-3 puanla kaldım yapsaydım geçecektim. Bu yüzden yapmanızı öneririm. Ama yapmasanız bile eksik olduğunuz başka konulara çalışır o 2-3 puanı da tamamlayabilirsiniz. Size en iyisi hangisi geliyorsa onu yapın yani.

Final ve Bütünleme Sınavları Nedir? Ne sordular?

Yine vize gibi fakat vizenin daha çok test hali gibiydi. 15 soru dinleme ve tam hatırlamıyorum fakat 15 soruda normal gramer sorularıydı. Cloze testler vardı ve paragraf soruları vardı. Tüm hatırladığım bunlar. Cümle tamamlama sorularının olup olmadığı konusunda emin değilim. Ayrıca benim dönemimde “2016-2017” geçme notu 60 idi. Şimdi 70 olmuş ve sizlerin daha çok çalışması gerekecek :(. Final ve Bütünleme sınavları sizin sınıfınızda olmuyor ayrıca. Farklı sınıflarda oluyorsunuz. Fazla zorlamıyorlar bu sınavlarda o yüzden ramazanda dahi olsa çalışıp geçin derim sonra yaz tatilinizi benim gibi çöpe atar ve evde İngilizce çalışırsınız. Hoş geçseydim bile yine evde olacaktım. Burayı karıştırmayalım.

Peki senin eklemek istediklerin ya da vereceğin tavsiyeler var mı?

Hem okunabilirliği rahat olsun hemde rahatlıkla anlayın diye bu bölümü maddeler şeklinde yazayım.

Okulun ilk yarısı

  • iü hazırlık okurken neredeyse haftanın 5 gününün 3 günü kafelerde geçiyordu. Bu kadar abartmaya gerek yok hafta da 1 gün de gitseniz olur. Ben fazla gittim diye pişmanım ve öğrenim hayatımın diğer bölümlerinde hiç gitmemeye çalışacağım. Tavla ve okeyden inanın yarar gelmiyor. Geleceğinizi düşünün.
  • Benim evim okula uzakta ve sabah 6’da kalkıp 8.40’daki derse 522st’de 2. boğaz köprüsünün trafiğinde gidiyordum. Zaten uykulu uyandığım için ve yollarda otobüs kalabalık olduğu için benim için zor oluyordu. Fakat dönüşte “13.00” fazla trafik olmadığı için eve hızlıca dönüyordum fakat evde de yapacak bir şey olmuyordu çünkü aşırı derecede uykum oluyordu. Kitap okusam anlayamıyordum. Oyunlardan bile zevk alamıyordum. Bu yüzden uyku alışkanlığınızı sabah 6’da olacak şekilde ayarlayın ve fazla yemek yemeyin. Mesela yatmadan önce çiğ köfte dürüm ayran yediniz. Uyuduğunuzda siz uyuduğunuzu zannedersiniz fakat vücudunuz çiğ köfteyi sindirmekle meşgul olur. Sonra uyandığınızda halsiz olursunuz ve okulda da bir şey anlamazsınız.
  • Devamsızlık saati 150 saat. Dikkatli kullanın.
  • Burada edineceğiniz arkadaşlarınız okulun 2. yarısında olmayabilir. Çokta önemli değil zaten.

Okulun ikinci yarısı

  • iü hazırlık ‘ta Devamsızlığımı iyi kullanmadığım için bu dönemlerde okula geç kalmamaya ve yetişmeye çalıştım. Çünkü devamsızlıktan kalırsam finale ve bütünlemeye giremez ve kalırdım. Fakat yine de kaldım ve muafiyette geçtim. Şu an ise keşke hiç gitmeseymişim de evde tek başıma çalışsaymışım diyorum.
  • Daha az arkadaş çevresi daha çok huzura burada eriştim.
  • Hocalarla içli dışlı biri değildim. Arka sıralarda oturuyordum. Böyle olunca nazik oluyormuşsunuz (!)
  • Ramazan sebebiyle dersleri iyicene saldım ve fazla çalışmadım. Sonuçta kötü final ve kötü bütünleme sınavından sonra (4 puana geçiyordum 🙂 ) Muafiyet yani yeterlilik sınavına kaldım.

Muafiyet Sınavına Nasıl Çalıştım

Öncelikle herkesin çalışma biçiminin farklı olduğunu belirtmek isterim. Ben bu konuda çok şanslıyım çünkü benim çalışma stilim belliydi.

  • iü hazırlık geçmek için kendime program hazırladım. Uymasam da sabah uyandıktan sonra 100 kelime ezberlenecek ve ardından yabancı dizi (alt yazılı bir şekilde) sonrasında gramer konularına çalışıp test çözecektim. Bu programın hiçbirine uymadım.
  • İlk 15 gün sadece kelimeye ayırdım kendimi. Ekrem Uzbay’ın Profiency kitabını alıp kelime bölümlerini Türkçe karşılıklarıyla birlikte hepsini 15 gün içerisinde bilgisayarda “Zengin metin biçimi” adı altında metin belgesine yazdım. Yazarken ezberleyip sık sık tekrar ettim. Soru çözmedim sadece tekrar ettim. Her bir bölümü sesli olarak okunuşlarını,kendi ağzımla, kaydettim. Bu kaydettiğim belgeleri dinlemesem de yararı olduğunu düşünüyorum.
  • Sonrasında bu kadar kelimenin bana yetmediğini anladım ve bi 2 hafta daha internette “3000 önemli kelime” başlığındaki kelimeleri oturdum yine klavyeyle yazıp çıkartıp tekrar ettim. Tabii ki sadece bilmediğim kelimeleri yazdım. Bunları da çıkartıp tekrar ettim. Ezberlemeye çalışmadım. Tabii ki tekrarı tam düzene indirgeyemedim.
  • Grameri ise yine Ekrem Uzbay kitabını karşıma aldım ve 10 günde tüm gramer konularını klavyeyle yazıp çıkarttım. Burada harfi harfine yazmadım tabii ki de. Kendime notlar alıp çıkarttım. Yine buraya kadar test çözmedim.
  • Sınava 15 gün kala evde bir kitap keşfettim. YDS Sınav stratejileri diye. Bu kitap çok iyiydi çünkü hem sizlere soruların nasıl çözüleceğini söylüyordu hem de anlatımı da gayet hoştu. Bu kitabı keşfetmemle eksik olduğum konuları buradan baktım. Cloze test, cümle tamamlama ve paragraf soruları nasıl çözülür diye hep bu kitaptan yararlandım ve ciddi oranda yararının olduğunu da biliyordum. YDS’ye hazırlanmasam da katkısı olmuştu.
  • Ve Muafiyet anı. Neredeyse 2 ay çalışmışım ve aklıma gelen tüm kötü düşünceleri atmıştım. Yani psikolojiye girmek istemiyorum ama bilinçaltımı yönlendirebiliyordum. Gireceğim, yapacağım ve kazanacağım. Dua’mı da etmiştim. Her açıdan hazırdım. Yine kelime eksiklerim vardı, gramer eksiklerim vardı ama kazanmak istiyordum ve kazanacaktım da. Şuraya bir dipnot koyayım. Sınıfımız 30 kişiydi ve bunların 6’sı final ve muafiyette geçmişti.  Geri kalan 24 kişi kalmıştı. Bunların 5-6 kişisi de işte bu muafiyette geçmişti. Pes edip yatay geçişle bölüm değiştirenlerde olmuştu tabii. Ama ben böyle üniversiteyi kazanmışken başka üniversitede okumayı hayal edemiyordum.
  • iü hazırlık yeterlilik sınavında Listening’in olmaması benim için çok iyiydi çünkü en kötü olduğum bölüm buydu. 17 soru karışık, 15 soru cloze test, 10 soru cümle tamamlama, 7 soru diyalog tamamlama, 7 soru “arkadaşınla kafeye gidip çay istedin kahve getirdiler garsona ne diyeceksin?” tarzında sorular (bunun ingilizcesi işte), 7 soru benzer cümle bulma ve 20 ya da 15 soru paragraf soruları vardı. Hesaplama yapmadım ama aşağı yukarı böyleydi sorular. 20 puanda essay vardı elbette.
  • Sınav açıklandığında sonunda geçmiştim ve kendime iyi ki kalmışım demiştim. Sonuçta direk finalde ya da bütünleme sınavında geçseydim yazın yatacak ve İngilizcenin i’sine bile bakmayacaktım. Sonuçta %100 İngilizce öğrenimin hayatı eziyet olarak geçecekti. Fakat şimdi çoğu konu ve kelimeleri biliyorum. Her şeyden önce kendime güvenim tazelenmiş bir şekilde yapmam gerekenleri biliyordum.

Sonuç olarak iü hazırlık hakkında anlatacaklarım bunlar. Bayağı uzun yazmışım fakat buraya kadar okumuşsanız sizin bu hazırlığı geçmeniz benim geçmemden daha çok olacağı kesin. Benim zamanımda benim gibi bu kadar kelimeyi bir araya getirten olmamıştı. Hiçbir bilgim olmadan girdim ve okudum. Eğer sormak istediğiniz sorular varsa yorum olarak yazmaya üşenmeyin çünkü siteme fazla kişi girmiyor. Yani direk sizin yorumunuzu göreceğim. Ayrıca hemen yanıtlamaya çalışacağım.


Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

  • parkour freerun

    bölümün ne hocam?
    donanım haber ygs-lys forumundan sancaryum nickli üyeyi hatırladın mı 😉